HABERLER....HABERLER.....         

                                                                                     Ana Sayfa         Şube Ana Sayfa                    

NİĞDE’NİN HUBUBAT DESENİ DEĞİŞİYOR

Niğde’nin hububat deseni önümüzdeki yıllarda değişerek halen ekilmekte olan çeşitlere nazaran daha yüksek verimli, kaliteli ve kuraklığa toleranslı çeşitlere geçilecek. İl Müdürlüğümüz bu amaçla 10 adet yeni buğday ve arpa çeşidini çiftçi şartlarında denemeye aldı. Denemeye alınan ekmeklik, makarnalık, bisküvilik buğday çeşitleri ile yemlik ve maltlık arpa çeşitlerinden hasat sezonu sonunda bölge ve iklim şartlarına uyan kaliteli ve yüksek verimli çeşitler çiftçilerimizin kullanımına sunulacak.
           Geçen üretim döneminde demonstrasyonu yapılan 2 buğday çeşidi ile 2 arpa çeşidinden çok iyi sonuçlar alındı ve çiftçilerimizin büyük beğenisini kazandı. Bu çeşitler yeni üretim döneminde de uzun dönemdeki performanslarının görülmesi amacıyla tekrar çalışma içerisine alındı.
            İl Müdürlüğümüzce yapılan çalışmalar sonucu Bayraktar 2000 buğday çeşidi ile Aydanhanım arpa çeşidinin ekimi için yayım çalışmalarına başlanılmış olup Bayraktar 2000 çeşidinin aynı grupta yer alan ve yıllardır çiftçilerimizin yoğun ilgisini çeken Gerek-79 buğday çeşidine göre verim ve kalitesinin daha yüksek, kuraklığa dayanıklılığının da daha iyi olduğu görüldü. Bu çeşidin son yıllarda kuraklık nedeniyle kıraç tarım arazilerinde ekim yapmak istemeyen çiftçiler için yeni bir umut kaynağı olması bekleniyor.

NİĞDE’ DE ORGANİK TARIM GELİŞİYOR

        İlimizde 1999 yılında uygulamaya başlanan organik tarım her geçen yıl gelişiyor.1999 yılında 7 kişi ve 223.6 dekarlık alanla uygulanmaya başlanan organik tarım 2008 yılında 106 kişi ve 8133.54 dekar alana ulaştı.
          Konuyla ilgili bir açıklama yapan İl Müdürü Cemil USANMAZ ; “Elma, armut, kayısı, kiraz, şeftali, vişne, üzüm gibi 20 civarında meyve ve sebzenin organik üretiminin yapıldığı ilimizde üreticiler organik tarıma her geçen gün daha fazla ilgi gösteriyorlar. 2008 yılı itibariyle Gümüşler, Sazlıca, Aktaş, Uluağaç, Yeşilburç, Taşlıca, Karamahmutlu, Dündarlı, Ovacık, Bahçeli, Aktoprak, ve Kaynarca’da organik üretim yapan yetiştiricilerimizin ürettiği ürünler 45.000 tonu geçti.
           Bilindiği üzere kimyasal ilaç, kimyasal gübre kullanmadan, onların yerine ikame olabilecek karışım ve preparatların kullanıldığı, gönüllülük esasına dayalı sözleşmeli tarım şekline organik tarım deniyor. Organik üretimle elde edilen ürünler diğer ürünlere göre çok daha fazla fiyattan alıcı bulabiliyor. Üreticilerimizin bahçe veya tarlaları zirai hastalık ve zararlı yoğunluğunun fazla olmadığı arazilerinde organik tarıma geçmeleri kendilerinin yararına olacaktır.Tarım İl Müdürlüğü olarak bu konuda biz kendilerine her türlü teknik desteği vermeye hazırız.
        İlimizdeki büyük alışveriş yerlerinde işlenmiş organik ürünler değişik sayı ve miktarlarda satılıyor. Tüketicilerimiz ürünlerin organik olup olmadığını anlamak  için ürün  etiketi üzerinde organik ürün logosu olup olmadığına baksınlar. Logo ile birlikte sertifika numarasını belirten açıklama da bulunmalıdır. Yalnızca logo veya yalnızca sertifika numarası ile ilgili açıklama bulunan etiketlere sahip ürünler organik değildir. Organik olmayan ürünlerin organikmiş gibi satılması durumunda işyeri sahipleri önemli ceza ve yaptırımlarla karşı karşıya kalabileceklerdir.” diye konuştu.

T.M.O. EMANET VE PEŞİN MISIR ALIMINA BAŞLADI

                                Toprak Mahsulleri Ofisi emanet ve peşin mısır alımına başladı.
    Toprak Mahsulleri Ofisinden yapılan açıklamaya göre 31 Aralık 2008 tarihine kadar miktar sınırlaması olmaksızın 2008-2009 üretim sezonu için Kğ. ı 0,430 YTL den alım yapılacak.
Çiftçi Kayıt Belgesinde belirtilen ve emanet alım işlemine tabi tutulan miktar tutarının % 30’u kadar avans ödenmesi yapılacak.Ürün bedellerinin tamamı teslim tarihinden itibaren 25 gün içerisinde tek seferde üreticinin banka hesabına aktarılacak.
              Kurutma işlemi yapılamayan işyerlerinde Rutubet oranı % 14’ün üzerinde olan mısırlar satın alınmayacak.Alımlar Çiftçi Kayıt Sistemine kayıtlı üreticiler ile üreticilerin ortağı olduğu kooperatif ve birlikler aracılığı ile Çiftçi Kayıt Belgesinde kayıtlı üretim miktarı kadar yapılacak.Üretici dışındaki kesimlerden (Çiftçi Kayıt Belgesi olmayanlar) 0,050 YTL/TON/GÜN+KDV depolama ücreti tahsil edilecek.
Emanetteki ürünler en geç 1 Mayıs 2009 tarihine kadar depolanacak, Bu tarihe kadar çekilmeyen ürünler için emanete bırakıldığı tarihten itibaren 0,75 YTL/TON/GÜN+KDV depo kira ücreti tahsil edilerek alıma tabi tutulacak.

İL MÜDÜRÜ CEMİL USANMAZ'IN "16 EKİM DÜNYA GIDA GÜNÜ" MESAJI

            İl Müdürü Cemil USANMAZ 16 Ekim Dünya Gıda Günü münasebetiyle bir mesaj yayınladı.İl Müdürü USANMAZ yayınladığı mesajda ;
           Dünya Gıda Günü olan 16 Ekim tarihinde, kamuoyunda tarım ve gıda konularına ışık tutmak ve bilinç oluşturmak amacıyla her yıl belirlenen değişik temalar çerçevesinde çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir.
2008 Dünya Gıda Günü temasının Gıda Hakkı olarak seçilmesi, Gıda Hakkının uluslararası toplum tarafından açlık ve yoksulluğun ortadan kaldırılması ve kalkınma sürecinin hızlandırılması ve derinleştirilmesi yönünde önemli bir insan hakkı olarak kabul edildiğinin açık bir göstergesidir.
            Gıda hakkı, bireyin yaşamı için gerekli yeterli ve güvenli gıdaya erişiminin sağlanmasıdır; en temel evrensel insanlık haklarından biridir. Gıda Kanunu  çerçevesinde 2008 yılında tüketicinin güvenli gıdaya ulaşması için İl Müdürlüğümüzce yapılan kontrol ve denetimlerde, Türk Gıda Kodeksine uygunluk, işyeri teknik ve hijyenik koşullarının mevzuata uygunluğuna azami dikkat edilmektedir.
            1948 İnsan Hakları Evrensel Bildirisinde ilk defa gıda hakkından insan hakkı olarak söz edilmiştir.  2004 yılında FAO Konseyi tarafından kabul edilen Gıda Hakkı Yönergesini oluşturarak, gıda hakkının uygulanabilmesi için atılması gereken somut adımların neler olduğu üzerine tavsiyeler sunmuştur.
Gıda hakkı evrensel bir haktır. Kadın, erkek ve çocuk her insan her zaman kalite, miktar ve ihtiyaçları karşılayacak çeşitlilikte, zararlı maddeler barındırmayan ve kültürlerine uygun gıdaya erişebilmelidir. Günümüze kadar gerçekleştirilen ilerlemelere rağmen İnsan Hakları Evrensel Bildirisinden 59 yıl sonra  bugün bile 854 milyon insan gıda hakkına  erişmeyi beklemektedir.
               Bu nedenle, hükümetler insanların yeterli gıda ürünü yetiştirebilmeleri ve satın alabilmelerini sağlayacak politikaları oluşturarak ve gerekenleri yaparak bu hakkı mümkün kılmalıdırlar. Yeterli gıdanın anlamı kişilerin sağlıklı ve faal bir yaşamı sürebilmesi için ihtiyacı olan besini alabilecekleri gıda miktarı ve çeşididir. Gıda hakkı temel gıda veya yeterli besin enerjisi hakkından daha önemli bir konu ve olgudur.
Tüm insanlığın devamlı olarak yeterli gıdaya ulaşımının sağlanması sadece ahlaki bir yükümlülük değil yüksek geri dönüşümü olan ekonomik bir yatırımdır. Bu en temel insan hakkının yerine getirilmesidir.
               Bu dilek ve temennilerle tüm Niğdelilerin “Gıda Günlerini”kutluyor, saygı ve sevgilerimi sunuyorum." dedi.

PATATES ÜRETİCİSİNE MÜJDE!!

         Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi EKER'den patates üreticilerine müjdeli haber. Sertifikalı patates tohumu üretenlere dekar başına 110 ytl, tarlasına sertifikalı patates tohumluğu eken yetiştiricilere ise dekar başına 20 ytl. destekleme ödemesi yapılacak.
     
   Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Gıda Örgütü''''nün (FAO) bu yılı “patates yılı” ilan etmesi nedeniyle Niğde Patates Araştırma Enstitüsü’nde düzenlenen tarla günü etkinliğine ve Doku Kültür laboratuarı açılışına katılan Bakan EKER burada yaptığı konuşmada sertifikalı tohumluğa verilen desteğin Türk tarımına yapılmış en önemli hizmetlerden biri olduğunu söyledi.Patatesin türünün Anadolu topraklarına dışardan geldiğini bu nedenle bu ürünün tohumluğunun üretimi konusunda hala yolun başında olunduğunu dile getiren Bakan Eker, 2005 yılında TÜBİTAK işbirliği ile başlattıkları patates tohumluğu üretiminin geliştirilmesi konusundaki projede sona gelindiğini ve laboratuvar ortamında bilimsel çalışmalarla tohumluk üretimi yapıldığını dile getirdi.
          Türkiye daha önce patates tohumluğunun tamamına yakınının ithal edildiğine dikkat çeken Bakan Eker, şu anda kendi patates tohumluğunun üretilmeye başlandığını ifade etti. 5 yıl önce 20 bin ton olan sertifikalı tohum üretiminin bu yıl 45 bin tona ulaştığını vurgulayan Eker, “Bu artış, destekleme politikalarımız sayesinde oldu. Bundan sonra da artık sadece sertifikalı tohum kullananları değil tohum üreticilerini de destekleyeceğiz. Bugün yayımladığımız tebliğ ile tohum üreticilerini dekar başına 110 YTL destekleyeceğiz. Sertifikalı tohum kullanan yetiştiricilerimize dekar başına 20 YTL.veriyoruz.dedi.
        Patates siğili hastalığına da değinen Bakan Eker, “Bu hastalığın önlenmesi için hastalık görülen topraklarda patates ekilmemesi gerekiyor. Patates ekemeyen çiftçinin mağdur olmaması için destekleme yaptık. 2005 yılında 4 bin 236 üreticiye 12 milyon YTL, 2007''''de ise 6 bin 469 üreticiye 22 milyon YTL destek sağladık. Biz görevi devraldığımızda çiftçiye yapılan toplam destekleme miktarı 1 milyar 860 milyon YTL idi. Bu yıl bu rakam kuraklık desteklemeleri ile birlikte 6 milyar YTL''''ye çıktı” diye konuştu.

İL MÜDÜRÜ CEMİL USANMAZ NİĞDELİ KADIN ÇİFTÇİLERİN GÜNÜN KUTLADI

İl Müdürü Cemil USANMAZ “Dünya Çiftçi Kadınlar Günü” dolayısıyla bir mesaj yayınlayarak Niğdeli Çiftçi Kadınların Kadınlar Gününü kutladı.
             İl Müdürü USANMAZ yayınladığı mesajda şunları söyledi;”Ülkemiz ekonomisinde Tarım önemli bir paya sahiptir. Çalışan nüfusumuzun % 28,4(TÜİK) dolayındaki kısmı tarımda istihdam edilirken, bu sektörde çalışan toplam nüfusun % 47,5’ini (TZOB) Kadınlarımız oluşturmaktadır.
             Bu yönüyle Dünya Çiftçi Kadınlar Günü’nde çiftçi kadınların problemleri ile en çok ilgilenmesi ve proje üretmesi gereken ülkelerden birisi Türkiye’dir. Ülkemiz kadınları yüzyıllardır erkeğinin en önemli destekçisi olmuş ve üretimin her aşamasında aileye katkıda bulunmuştur. Buna rağmen kalkınmanın getirdiği imkânlardan en az faydalanan, yoksulluğu en fazla yaşayan kesim Ülkemizde de Dünya genelinde olduğu gibi kadılarımız olmuştur. Ülkemizde çiftçi kadınlarımız erkeklerden daha fazla çalışmalarına karşılık emekleri çalışma istatistiklerine yansımamaktadır. Çünkü kırsal kesimdeki kadınlarımızın çalışmaları aile içi tarımsal faaliyet olarak görülmekte ve rutin ev içi işler gibi değerlendirilmektedir. Buna rağmen birçok tarımsal alanda çalışan kadınlarımız tarımsal işgücünün % 70’ini oluşturmaktadır.
             Niğde Tarım İl Müdürlüğü olarak öncelikli hedefimiz, kırsal kesimlerde yoğun bir çalışma temposu içerisinde bulunan çiftçi kadınlarımızın üretkenliğine katkıda bulunmak, aynı tarımsal alandan, aynı emekle daha fazla üretim, dolaysıyla daha fazla para kazanmasını sağlamak ve ev ekonomisine katkıda bulunmak isteyen girişimci çiftçi kadınlarımıza ufuk açmaktır. Tarım sektörü Türkiye için nasıl önemli ve vazgeçilmez bir sektör ise bu sektör içinde tarımı omuzlayan adeta gizli kahraman olan ÇİFTÇİ KADINLARIMIZ tarımın vazgeçilmez unsurudur.
           Bu vesileyle Niğdeli Çiftçi kadınlarımızın “Kadınlar Gününü” kutluyor, Tarım İl Müdürlüğü olarak onların gelişmeleri konusunda her zaman kendilerinin yanında olduğumuzu belirtmek istiyorum.
 

VALİ SEBAHATTİN ÖZTÜRK’TEN NİĞDE ÇİFTÇİSİNE ÇAĞRI
“ORGANİK ÜRETİME GEÇİN”

Niğde Valisi Sebahattin ÖZTÜRK Niğdeli çiftçilere organik üretime geçmeleri çağrısında bulundu.
           Altunhisar İlçesine bağlı Ulukışla kasabasında organik patates tarla gününe katılan Vali Sebahattin ÖZTÜRK burada yaptığı konuşmada çağın organik üretilen ürünlerin tüketimine doğru hızla ilerlediğini belirterek insanların g
enleri bozulmuş ürünleri tüketmekten usandığını, insanlar üzerindeki olumsuz etkilerinin farkında olduklarını ve artık organik ürünlere yöneldiklerini söyledi.
            Niğde Valisi Sebahattin ÖZTÜRK Niğde’nin patates üretiminde Türkiye’nin en önemli illerinin başında geldiğini ve ülke ihtiyacının 5 de 1 ini karşıladığına dikkat çekerek “Patates ilimizde gereğinden fazla üretildiği için piyasası düşük oluyor. Bunu yükseltmenin yolu organik patates üretmekten geçiyor. Görüyoruz ki arkadaşımızın ürettiği organik patates güzel bir örnek olmuş. Demek ki biz organik patates üretebilirsek piyasada bizim mallarımızın satılma ihtimali çok daha yüksek olacak. Pazarlama sorunumuz ortadan kalkacak. Halkımız da daha sağlıklı patates tüketecek. Bu çok önemli bir şey olduğu için buraya geldik. Niğde için, insanlarımız için çok önemli. Çiftçilerimizin bu örneği görerek bir an evvel patateste ve diğer tarımsal ürünlerde organik tarıma geçmelerini arzu ediyoruz.” diye konuştu.

“ÇİFTÇİNİN GELECEĞİ DAMLA SULAMADA”

     İl Müdürü Cemil USANMAZ çiftçinin geleceğinin damla sulamada olduğunu belirterek Niğdeli çiftçilere bir an önce damla sulama yöntemine geçmeleri çağrısında bulundu.
       
 Cemil USANMAZ küresel ısınma ve kuraklık sonucunda su kullanımının önemine değinerek,; “Niğde ‘de bitki su tüketiminin fazla, yağışların az olması nedeniyle yer altı sularının hızla azalmakta olduğunu, suyun kullanımında gelecek yılları da düşünerek hareket edilmesini, vahşi sulamanın bırakılmasını ve damla sulama yöntemine hızla geçilmesi gerektiğini belirtti”.
         Damla sulama ile yüzde 50'ye varan tasarruf sağlandığını belirten Cemil USANMAZ , bu yöntemle üretici için büyük sorun haline gelen elektrik enerjisi kullanımının yanında işçilik, zirai ilaç ve gübre giderlerinin azalacağını, ürün veriminde ve kalitede de önemli artışlar meydana geleceğini, gece sulamasının da korkusuzca yapılabileceğini sözlerine ekledi.
         Devletin damlama sulama yöntemine geçecek çiftçilere sıfır faizli kredi verdiğini belirten İl Müdürü Cemil USANMAZ  damla sulama masraflarının iki yıl içerisinde alınabileceğini öne sürdü.

        

En iyi görüntü için 800x600 çözünürlük
S
ayfanın
tasarımı Gökmen KILIÇ
tarafından yapılmıştır.
  cey@nigdetarim.gov.tr